Sanayi Devrimi Kapıda! Bakan Kacır, 13 Büyük Projeye Start Verdi!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Dostları’nın sahur etkinliğinde sanayicilerle bir araya geldi ve Türkiye'nin teknoloji alanındaki gelişimini "ikinci fetih" duygusuyla ifade etti.

Sanayi Devrimi Kapıda! Bakan Kacır, 13 Büyük Projeye Start Verdi!
16 Mart 2026 Pazartesi/11:58

Türkiye'nin ürettiği insansız hava araçlarının dünya pazarında önemli bir yer tuttuğunu belirten Kacır, 13 yeni mega sanayi bölgesi ile birlikte, sanayinin Anadolu’ya taşınması için dört yeni gelişim koridoru oluşturmayı planladıklarını açıkladı. Bu adımlarla Türkiye'nin üretim alanında "Altın Çağ" dönemine girdiğini duyurdu.

İstanbul Dostları'nın geleneksel iftar etkinliğinde iş dünyasıyla bir araya gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ülkenin sanayi altyapısını köklü şekilde dönüştürecek bir projeyi tanıttı. 13 yeni mega sanayi bölgesi ve dört yeni gelişim koridoru ile sanayiye yeni bir soluk getireceğini vurgulayan Kacır, İstanbul sanayicilerine "Bu bölgeleri birlikte inşa edelim" çağrısında bulunarak, bağımsızlık yolundaki hedeflerini "altın çağ" olarak nitelendirdi.

KEMAL AKAR: "ÜRETİMİN DEVAMLIĞI MİLLİ GÜVENLİK AÇISINDAN ÖNEMLİDİR"

Programın ev sahipliğini üstlenen İstanbul Dostları Kurucusu ve İMES Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Akar, açılış konuşmasında dostluğun ve dayanışmanın önemini vurguladı. Akar, sanayicilerin üstlenmesi gereken sorumlulukların bilincinde olduklarını belirterek şunları ifade etti:
"Dostluk, sadece aynı masada oturmak değil; aynı zamanda ortak sorumlulukları paylaşmaktır. Bugün Marmara Bölgesi, ülkemizin sanayi merkezi konumundadır. Bu nedenle, AFAD ve OSBÜK iş birliğiyle geliştirilecek ‘Marmara Afet ve Acil Durum Eylem Planı’ çok önemlidir. Üretimin sürdürülebilirliği sadece ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda ülkemizin güvenliği ve geleceği için hayati öneme sahiptir. Sayın Bakanımızın ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ ve ‘Mega Endüstriyel Parklar’ vizyonunu coşkuyla destekliyoruz."

"1453'TEN SONRA İKİNCİ KEZ SAHNEDEYİZ"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, konuşmasına küresel sistemin sarsılması ve Türkiye'nin bu tablo içerisindeki stratejik konumunu vurgulayarak başladı. Savunma sanayisindeki başarıyı bir "milat" olarak nitelendiren Bakan Kacır, şu tarihi tespiti yaptı:

"1453'te İstanbul'un fethinden sonra, yüksek teknoloji geliştirme noktasında Türkler ikinci kez sahne alıyor. Şu an Türkiye, insansız hava araçları alanında lider konumda ve dünya pazarında satılan her üç İHA'dan ikisi bizim üretimimizden çıkıyor. Bu başarının ne anlama geldiğini belki hepimiz tam olarak kavrayamıyoruz ama tarih, bu başarıları Allah'ın izniyle altın harflerle yazacaktır. Geçmişte satın almayı başaramadığımız sistemleri artık kendi yerli sistemlerimizle terörü ülkemizden temizledik ve geleceğimizi güvence altına aldık."

"MEGA BÖLGELERİ BİRLİKTE İNŞA EDELİM"

Bakan Kacır, sanayiyi Marmara Bölgesi'nin dışına taşıyacak olan "Sanayi Alanları Master Planı"nın ayrıntılarını ilk kez kamuoyu ile paylaştı. Türkiye’nin sanayi alanlarını 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkarmayı planladıklarını belirten Kacır, iş dünyasına somut bir öneride bulundu:

"Ülke genelinde dört yeni sanayi gelişim koridoru oluşturacağız. Bunlardan ilki, Samsun-Mersin hattında 13 yeni yatırım alanıyla 59 bin hektar sanayi alanı oluşturacağız. Bu bölgeler, mevcut OSB'lerimizin 11 katı büyüklüğünde ‘mega endüstriyel bölgeler’ olacak. Buradan İstanbul sanayicisine sesleniyorum: Gelin bu 13 yeni sanayi bölgesinden ikisini birlikte kuralım. Anadolu Yakası'ndaki OSB'lerin bir araya gelmesiyle birini, Avrupa Yakası'ndakilerin birleşimiyle diğerini inşa edelim. Amacımız sanayiyi Marmara'nın dışına taşımak." Bakan Kacır, İstanbul'da yüksek teknoloji ve dijital dönüşüm yatırımlarına vergi indirimi ve fon desteği sağlandığını hatırlatarak, emek yoğun sanayinin Anadolu’ya yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bakan Kacır ayrıca, gelişmiş savunma sanayisi üreten ülkelerin çoğunun bu üretimleri yaparken birbirleriyle iş birliği içinde olduklarını vurguladı:

"Sistemi incelediğinizde, içerisinde en az 5-6 yüksek teknoloji ülkesinden bileşenler bulmanız mümkün. Bu ülkeler, birbirleriyle bileşenlerini cömertçe paylaşmaktadır. Elektronik sistemi bir ülkeden gelirken, optik sistem başka bir ülkeden gelmektedir; nadir elementler başka bir ülke tarafından sağlanmaktadır ve nihayetinde birçok ülke bir araya gelerek gördüğümüz platformları oluşturmakta ve üretmektedir.

2026 HEDEFİ: UCUZ FİNANSMAN VE ÜRETİM SEFERBERLİĞİ

Uygulanan ekonomik programın sonuç vermeye başladığını belirten Bakan Kacır, 2026 hedefi olarak sanayiciyi rahatlatacak projelerin sinyalini verdi:
"İki hafta önce 100 milyar lira tutarında yeni bir finansman programı başlatmış bulunuyoruz. 6 ay faizsiz, 36 ay vadeli kredi için faiz oranını %33 olarak belirledik. Eğer KOBİ'lerimiz istihdamlarını devam ettirirse, bu maliyetin 10 puanını bakanlık olarak biz üstleneceğiz; dolayısıyla maliyet %23'e düşecek. Erken sanayisizleşme tehlikesine asla müsaade etmeyeceğiz. İstihdam Stratejisi kapsamında hazır giyim, tekstil, deri ve mobilya sektörlerindeki işletmelere çalışan başına aylık 3 bin 500 lira destek veriyoruz. 2026 yılı, sanayicilerimizin en uygun maliyetle finansmana erişim sağlayacağı yıl olarak belirlenecek."

"EN AZ 5 BİN FİRMAMIZI DAHA SAVUNMA SANAYİSİNE KAZANDIRMALIYIZ"

Bakan Kacır, Türkiye'nin hava savunma sistemleri hakkında bilgi vererek, "Geçtiğimiz yıl SİPER'in ilk sistemleri teslim edildi ve Çelik Kubbe Projesi kapsamında 100 sistem Türk Silahlı Kuvvetlerine kazandırıldı. Bu proje devam ediyor. Hava savunma sistemleri dediğimizde, güçlü radarlardan ve son derece hassas füzelerden bahsediyoruz. Burada ASELSAN, ROKETSAN ve TÜBİTAK gibi kurumlarımızın dünya standartlarında birikim oluşturduğunun altını çizmek istiyorum." diye belirtti.

"KENDİ NÜKLEER REAKTÖRÜMÜZÜ ÜRETECEĞİZ"

Enerji bağımsızlığının ekonomik bağımsızlığın temel taşı olduğunu hatırlatan Kacır, nükleer enerji konusundaki Türkiye’nin hedeflerini açıkladı:
"Bu yıl Akkuyu Nükleer Santrali'nin ilk reaktörünü devreye almayı planlıyoruz. Ancak esas hedefimiz, mevcut paradigmadaki değişimi yakalayarak 2030 yılına kadar Türkiye’nin kendi Küçük Modüler Reaktörlerini (SMR) tasarlayan, kendi kaynaklarıyla üreten ve uluslararası pazara ihraç eden bir ülke olmasını sağlamak. Türk sanayisi bu bilgi birikimine fazlasıyla sahip."

"2026'DA SANAYİ ÜRETİMİNİ DAHA FAZLA ÖNCELİKLENDİRECEĞİZ"

Kacır, uygulanan ekonomik programı ve enflasyon ile mücadele süreçlerini de değerlendirerek şu bilgileri verdi: "Fiyat istikrarını sağlamak, programımızın ana hedeflerinden biri. Bu konuda mesafe kat ettik ve son bir yıldaki trendimiz olumlu yönde ilerliyor."

Kacır, bu verilerin 2025’te sanayi üretimi üzerindeki olumsuz etkilerin azalacağını gösterdiğini belirtti ve "2026 yılında sanayi üretimini daha da önceliklendireceğiz. Bu konuda iş insanlarımız ve gerçek sektörümüze sunduğumuz programlarla ilk işaretleri verdik. Bu yıl sanayicilerimizin finansmana erişiminin hem daha kolay hem de daha uygun maliyetli olmasını sağlayacağımız bir dönem bizi bekliyor." şeklinde konuştu.

Bakan Kacır, sözlerini "Türkiye doğru yönde ilerliyor. 3-4 yıl sonra mevcut durumdan çok daha ileri bir aşamaya ulaşacağız" diyerek tamamladı.
Güvenilir Ürün Platformu Başkanı ve Ekonomi Gazetecisi Celal Toprak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte İstanbul Dostları Taşyapı Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Turan’a plaket takdim edildi. Turan, "İstanbul'umuz ve Türkiye'miz kentsel dönüşüm sürecini tamamlamalı. Bunun mahalle bazında yapılması gerektiğini düşünüyorum. Yani, parsel ya da bina bazında değil, bütün mahallelerin dönüşmesi lazım. Biz üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz." dedi.

Programda iş dünyasının liderleri, Türkiye'nin istikrarını ve üretim kabiliyetini vurguladı. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan, Kemal Akar'ın başlattığı sahur geleneğinin geniş bir dostluk topluluğuna dönüştüğünü ifade ederek çevre ülkelerdeki gerginliklere rağmen Türkiye’deki huzurun önemini belirtti. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin sanayisizleşme tehdidini önlemek gerektiğine dikkat çekerek İstanbul'daki tesislerin teknolojik olarak modernize edilmesi ve enerji verimliliği konusunda bakanlık desteğinin önemine değindi. DEİK Başkanı Nail Olpak, global belirsizlikler ve "Made in EU" gibi yeni ticari engeller karşısında yürütülen aktif diplomasiye dikkat çekerek Türkiye’nin bu süreçlerin dışında bırakılmamasının büyük bir başarı olduğunu belirtti. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, büyümenin niteliğine odaklanılması gerektiğini, net ihracatın büyümeye katkısını artırarak ekonomik büyümenin yarısının sanayi üretimi ve ihracattan sağlanması gerektiğini vurguladı.